içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

AKŞENER ÜMİT ÖZDAĞ AÇIKLAMASI

İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener, canlı yayında partisinde yaşanan liste krizine ilişkin açıklamalarda bulundu. Akşener, Ümit Özdağ ve Buğra Kavuncu'ya ilişkin de çok önemli detayları paylaştı.

AKŞENER  ÜMİT ÖZDAĞ AÇIKLAMASI

BURSADA HABER 16

Meral Akşener'den Ümit Özdağ ve Buğra Kavuncu açıklaması

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Habertürk ekranlarında Teke Tek programında Fatih Altaylı'nın sorularını yanıtladı. 

Meral Akşener'in konuyla ilgili açıklamaları şöyle:

Ümit Özdağ benden fezlekesine bağlı olarak benden grup başkanlığı talep etmişti. Ben de kendisine hayır demedim. Edirne Milletvekilimiz Orhan Çakırlar Edirne Milletvekilimiz çok beyefendi insan ona sen kenara çekil bu arkadaşı alıyoruz doğru olmayacağını kongreden sonra bu eylemi gerçekleştireceğimizi kendisine söyledim. Nitekim ben GİK listemde Orhan Çakırlar'ı koydum ve orayı boşalttım.  

Sonra el yazısı listenin içinde Sayın Özdağ'ın isimleri vardı. GİK listesindeki olmadıklarını biliyorlardı. Sayın Özdağ tek tek görüştüğümüz arkadaşlarımızın arasına katıldı. Sonuçta ne olduğunu bilemediğim sistemin içinde bir gün baktım ki televizyon kanalında veryansın ediyor arkadaşımız.

Bu arkadaşımız ben, benden sonra genel başkanlığa hazırlıyorum kanaatine kapıldı. Bir siyasi partide bir genel başkanlık sandalyesi boşaldığı zaman pek çok insan onun için yatırım yapar. Belli insanlarla bu partinin kurucuları, en başı, ortası son dakikada geleni var. Tecrübelisi var, genci var.

Bunlar bir araya gelir o parti kurumsal bir sistem oluşturulur. Bu kurumsal yapının içinden seçilir genel başkan. Mesela rahmetli Demirel Cumhurbaşkanlığına gittiğinde Köksal Bey, İsmet Sezgin aday oldular. Sonuç olarak Tansu Çiller seçildi. İttifaklarla seçildi. Dolayısıyla genel başkanların işaret ettiği bir aday seçilir diye bir durum yoktur. Bizim tüzükte genel başkanların süresi 3 yıldır.

"BELGE VE BİLGİ GETİRMESİNİ GEREĞİNİ YAPACAĞIMI SÖYLEDİM"

Buğra Kavuncu ile ilgili olarak bana geldi ve kongremiz vardı. Buğra'nın FETÖ'cü olduğunu söyledi. Ben de kendisine konuyla ilgili belge ve bilgi getirmesini gereğini yapacağımı söyledim. Son gelindi belge ve bilgi yok. Bu bilgiler nereden? O da devletin bazı kurumlarını söyledi. Belgesi yok. Not aldım, o da devletin bazı kurumlarını söyledi.

Jandarma, askeriye ve MİT'ten aldığını söyledi. Ben de ilgili kurumların başındaki kişileri aradım. Okudum, bunlar iddia, iddia sahibi şu kişi. Dolayısıyla sizden alındığını söyledi. Bu bilgilerin sizde olup olmadığı doğru mu? Sonuç itibariyle o bilgi oradan çıktı. Ben eski İçişleri Bakanı'ydım. Nasıl soru soracağımı bilirim.

Özel kalemler üzerinden gizli değil resmi bir biçimde aradım. Devletin sistematiği şudur. Siz müracaat edersiniz, size gizli bilgiyse, verilemeyecek bilgi ise yüzünüze yazıyla veya şifahi olarak söylerler.

Çarşamba bir arkadaşımız, Perşembe bir arkadaşımız geri döndüler. Sayın Özdağ'ın oralardan aldığını iddia ettiği kayıtların sisteminde olmadığını söylemiş oldular. Ben o insanlara 'Buğra Bey FETÖ'cü müdür?' diye sormadım. Biz siyasi partiyiz, her yerde üye yazarlar. Her yerde stant kurarak üye yazarız. Biz bu üyelerin bir terör örgütüne üye midir, sempatizan mıdır bilemeyiz. Biz yazarız Yargıtay'a veririz, bakar.

"ÖZDAĞ İKNA OLMADIYSA SAVCIYA ŞİKAYET ETMELİYDİ"

Bir başka şey daha var eğer siz bir il başkanına direkt FETÖ'cü diyorsanız. Genel başkanınız da bununla ilgili çalışma yapıp 'hayır' alıyorsa, orada onu kapatırsınız. Ama gene ikna olmuyorsanız, bana söylediğiniz belgesini bilgisini koyamadığınız şeyleri savcıya şikâyet edersiniz. Ondan sonra hakkınız olur, dersiniz ki, hakkınız olur dersiniz ki 'ey ahali bu Meral Akşener, FETÖ'cüyü aldı koydu, ben de şikâyet ettim'. O zaman hakkınız olur. Gencecik bir insanı ben size söylüyorum, savılar onu yapsın bunu yapsın.

FETÖ bir terör örgütüdür Fatih Bey. DEAŞ gibi, PKK gibi. Terör örgütünün sempatizanı, terörist diye bir kişiyi söylerseniz, bunu ispat etmekle görevlisiniz. Bunu yargıya teslim etmek zorundasınız elinizde karineniz varsa. Sonuç itibariyle bunu yapmadığımız zaman sadece bir kişinin ardından bu manada konuşursanız, ispat etmek görevi sizindir. O zaman bu iftira olur. Yanlış ve ayıp olan kısmı bu.

Bir diyor ki bu devlet yalan söylüyor diyor. Ben de diyorum ki bizim vergilerimizle terör örgütlerine mensup insanlar var mıdır, yok mudur takip eden legal yapılardır. İstihbarat örgütlerimizdir.

O soruşturmanın sonucuna göre bir karar çıkacak ve akla kara ortaya çıkacak. Buğra Bey'in aklanma gibi bir sonucu çıkarsa o zaman Özdağ hukuki olarak iftiracı olacak. Ne güzel kendisine ispatlanma imkanı sağlandı.

Hayır, yok! Parti içinde eleştiriler yapıldı ama kimse kimseyi FETÖ'cülükle hainlikle suçlamadı. Ben bir genel başkan olarak buna müsaade edemem. Diyen kişi ispatlamak zorundadır. Söyleyen insan belgesini, bilgisini götürecek gereğini yapacak. Bunların her birini sorumluluk meselesidir. Nitekim MİT'ten, jandarmadan, askeriyeden aldım dediğinizin de böyle bir olmadığını en üst seviyen söylendi. O da demek ki kandırılmış. Türkiye'de herkes kandırılıyor.

Tarih: 27-11-2020

FACEBOOK YORUM
Yorum