içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

FETÖCÜLER ARDAHAN DA YENİDEN ÖRGÜTLENİYOR

Gazeteci Uğur Mumucu'nun öldürülmesi ile Ardahan'ın gündemine giren ve o günden bugüne Ardahan'da örgütlenmelerini sürdüren Fetocular yeniden örgütlenmeye başladıkları ileri sürülüyor.

FETÖCÜLER  ARDAHAN DA YENİDEN ÖRGÜTLENİYOR
Haberi Sesli Dinle

BURSADA HABER 16

Türkiye’nin FETÖ ile mücadelede geldiği noktaya ilişkin AK Partili Mehmet Metiner, yeniakit.com.tr’ye flaş açıklamalarda bulundu.

FETÖ ile mücadelede hiçbir zaman ve hiçbir şekilde vazgeçilmemesi gerektiğine dikkat çeken Mehmet Metiner, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Üzülerek beyan etmek isterim ki FETÖ bu iklimden cesaret alıp yeniden örgütlenirken, devlet içinde de daha önce kendileriyle iltisaklı ama sonradan tarafımızca affedilmiş elemanlar marifetiyle kitlelerine moral aşılayabiliyorlar. ‘Devran değişecek, az kaldı!’ mesajı vererek tabanı tekrar diri tutup örgütlemeye çalışıyorlar. Abdullah Gül-Ali Babacan gibi eski Ak Parti’nin bir dönem güçlü aktörleri üzerinden devlet içinde önemli mevkilere getirilen unsurlar yerli yerinde duruyorlarsa oturup düşünmek lazım.”

 
CHP'den Milletvekili seçildikten sonra ihraç edilen Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz'ın yaklaşan yerel seçimler öncesi ortalıkta görülmediği şu günlerde Ardahanlı Gazeteci Sürmeli Kılıç Fetocu olduğunu öne sürdüğü bir akrabasının Öztürk Yılmaz için çalıştığını ileri sürerek Karslı Gazeteci Mahmut Övür'e açıklamalarda bulundu. Kendisinin nerede olduğu merak edilen Öztürk Yılmaz'ın danışmanı ise Ardahan'da olduğu dikkat çekerken Yılmaz'ın yerel seçimlerde kimin yanında yer aldığı merek ediliyor.

Ardahan'da Birleşik Basın Medya'nın 4 ortağından biri olan yerel gazeteci Sürmeli Kılıç, Sabah Gazetesinden Mahmut Övür'e konuştu. Kılıç, dayısının oğlunun FETÖ'CÜ olduğunu söyleyerek, CHP Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz'ın FETÖ'CÜ olabileceğini ima etti. İşte Sabah Gazetesi'nden yayımlanan o köşe yazısı;

ÖZTÜRK YILMAZ’IN SIRLARI

Öztürk Yılmaz, CHP'de görev alınca, bir hemşerisinin Brüksel'den Ankara'ya getirdiği iyi eğitim almış kadın bir görevliyle çalışmaya başlamıştı. O görevli onun yanında sadece 4 ay dayanabilmiş ve apar topar CHP'den ayrılmıştı.
Bu konuda da kimse konuşmak istemiyordu.
Yılmaz'ın bu sorulara cevap vermesi gerekiyor. CHP'liler bu soruları yüksek sesle sormaya başlarsa bırakın o koltukta oturmayı Yılmaz'ın kurultay salonuna bile giremeyeceği söyleniyor.
Tabii sadece bu soru işaretleri değil, Yılmaz'ın geçmişi deşildikçe daha neler neler çıkacak? O geçmişin en kirli yanı, FETÖ ile ilişkisiydi. Irak Kürt bölgesindeki FETÖ'cülerle buluşmalarının fotoğrafları medyada yayınlanınca sadece şunu demekle yetindi: "Ben herkesle fotoğraf çektiririm." Acaba o kadar basit miydi?
Milletvekili olduğu memleketi Ardahan'da söylenenler bu ilişkinin hiç de o kadar basit olmadığını, özel bir geçmişe dayandığını gösteriyor. Bölgenin yerel gazetecilerinden Sürmeli Kılıç anlatıyor:
"Seçim döneminde dayımın oğlu Taşhan Deniz bana gelip, 'Sen bölgede etkilisin Öztürk Yılmaz'a destek ver' dedi. Şaşırmıştım, çünkü dayımın oğlu Taşhan sicilli bir Fetullahçı'ydı, yani FETÖ'cüydü.
Ben destek veremeyeceğimi söyledim, ertesi gün bu kez Öztürk Yılmaz'la geldi. Destek olmam için ısrar ettiler ben yine kabul etmedim.
Bu ikisi çocukluk arkadaşıydı ama Taşhan arkadaşlık nedeniyle destek verecek bir insan değil, koyu bir cemaatçiydi. Ayrıca onun 15 Temmuz öncesi buradaki bölge komutanıyla yemek yediği hatta Kandil'le ilişkisi olduğu da ciddi ciddi konuşuluyor. Şimdi FETÖ'den aranıyor, kaçak yani, okomutan da tutuklu..." Yılmaz'ın bu sorulara ne cevap vereceğinden çok CHP'nin bu iddialar karşısında nasıl bir tutum alacağı merak ediliyor.

Türkiye’nin FETÖ ile mücadelede geldiği noktaya ilişkin AK Partili Mehmet Metiner, yeniakit.com.tr’ye flaş açıklamalarda bulundu.

FETÖ ile mücadelede hiçbir zaman ve hiçbir şekilde vazgeçilmemesi gerektiğine dikkat çeken Mehmet Metiner, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Üzülerek beyan etmek isterim ki FETÖ bu iklimden cesaret alıp yeniden örgütlenirken, devlet içinde de daha önce kendileriyle iltisaklı ama sonradan tarafımızca affedilmiş elemanlar marifetiyle kitlelerine moral aşılayabiliyorlar. ‘Devran değişecek, az kaldı!’ mesajı vererek tabanı tekrar diri tutup örgütlemeye çalışıyorlar. Abdullah Gül-Ali Babacan gibi eski Ak Parti’nin bir dönem güçlü aktörleri üzerinden devlet içinde önemli mevkilere getirilen unsurlar yerli yerinde duruyorlarsa oturup düşünmek lazım.”

 
 

Tarih: 09-10-2019

FACEBOOK YORUM
Yorum