içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

BU DURUM ESKİSİ GİBİ OLMAYACAK

Bu salgının sona ermesinden sonra nasıl bir dünya düzeni kurulacağı belli değil.

Ancak herkes biliyor ki hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.

İnsana değil, paraya ve çıkara yatırım yapan kapitalist ekonomi modeli sarsılacak.

Ama yerine ne gelecek bu belli değil.

Bundan yeterince ders alacak mıyız?

Her ülkenin yöneticileri Covit 19 nedeniyle büyük sınav veriyor.

Ülkeyi 18 yıldır yılıdır yönetenler görüyoruz ki bir maske dağıtımını bile beceremediler.

Alınan onca güzel önleme karşın, kapatılan işyerleri nedeniyle esnafın, tarlasına gidemeyen üreticinin, makinalarını susturmak zorunda kalan fabrikaların durumu ne olacak belli değil.

Ya işlerinden ayrılmak durumda kalanlar?

İşsizlik yüzde 20’lere dayanıyor.

Bankalarının önünde kuyruklar uzuyor.

Biraz önce İşyerimizden Halk Bankasının önündeki kuyruğu gösteren bir fotoğraf geldi.

Herkes para peşinde.

Devletin yapmasını beklediğimiz esnafa, üretici köylülere, kapısını kapatmak zorunda kalan işverene faizsiz kredi vermek olmalıydı.

Oysa kriz sonrası piyasaların durumunun ne olacağı belli olmayan bir dönemden geçiyoruz.

Aynı şekilde işsiz kalan işçilere ve yoksullara geçineceği kadar para ödemeliydi.

Bunun elektriği, suyu, doğalgazı, kirası ve yiyecek ekmeği var.

Hiç biri durmuyor, erteleniyor ama faiz de işliyor.

Olacak iş mi bu?

AKP iktidara geldiğinde 1 dolar 1.60 lira iken bugün 6.98 lira.

 Çeyrek altın 2002’nin Kasım ayında 1.60 lira iken, bugün satışı 632.40 lira

Gram altın ise 385.40 lira.

Benzinin ise 1 litresi AKP iktidara geldiğinde 1.64 lira iken, bugün 5 lira.

2002 yılında 1000 lira maaş alan bir kişinin dolar karşılığı ücreti 625 $ iken bugün 1000 lira alan bir kişinin 144 $.

Buna şaşmamak gerekir.

Hep kandırılıyoruz.

Tüketim ekonomi ile sürekli borçlanan bir ülke ve borçla yaşayan bir kitle.

18 yılda devletin neyi var, neyi yok her şeyi sattılar.

Yandaş müteahhitlerle büyük şehirleri betona gömdüler.

Binlerce AVM açtırdılar.

Yatırım ve üretim bekleyen halkı tüketen toplum yaptılar.

Herkesin cebinde 4-5 banka kartı.

Şimdi para basarak koronalı günlerde vatandaşa bin lira dağıtıyorlar.

Geçin geçinebilirsen.

Ne öldürür, ne güldürür.

Alçak sürünmeye devam.

Bu gemi nereye gidiyor.

Hala muhalefet belediyelerini ile uğraşıyorlar, önlerine taş koyuyorlar.

Birlik beraberliğin yaşanması gereken bu ünlerde, yine ötekileştirme, yine ayrıştırma.

Bu gidiş iyi gidiş değil.

Herkes aklını başına almalı ve bu beladan kurtulmanın yolunu az zararla atlatmalıyız.Bu salgının sona ermesinden sonra nasıl bir dünya düzeni kurulacağı belli değil.

Ancak herkes biliyor ki hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.

İnsana değil, paraya ve çıkara yatırım yapan kapitalist ekonomi modeli sarsılacak.

Ama yerine ne gelecek bu belli değil.

Bundan yeterince ders alacak mıyız?

Her ülkenin yöneticileri Covit 19 nedeniyle büyük sınav veriyor.

Ülkeyi 18 yıldır yılıdır yönetenler görüyoruz ki bir maske dağıtımını bile beceremediler.

Alınan onca güzel önleme karşın, kapatılan işyerleri nedeniyle esnafın, tarlasına gidemeyen üreticinin, makinalarını susturmak zorunda kalan fabrikaların durumu ne olacak belli değil.

Ya işlerinden ayrılmak durumda kalanlar?

İşsizlik yüzde 20’lere dayanıyor.

Bankalarının önünde kuyruklar uzuyor.

Biraz önce İşyerimizden Halk Bankasının önündeki kuyruğu gösteren bir fotoğraf geldi.

Herkes para peşinde.

Devletin yapmasını beklediğimiz esnafa, üretici köylülere, kapısını kapatmak zorunda kalan işverene faizsiz kredi vermek olmalıydı.

Oysa kriz sonrası piyasaların durumunun ne olacağı belli olmayan bir dönemden geçiyoruz.

Aynı şekilde işsiz kalan işçilere ve yoksullara geçineceği kadar para ödemeliydi.

Bunun elektriği, suyu, doğalgazı, kirası ve yiyecek ekmeği var.

Hiç biri durmuyor, erteleniyor ama faiz de işliyor.

Olacak iş mi bu?

AKP iktidara geldiğinde 1 dolar 1.60 lira iken bugün 6.98 lira.

 Çeyrek altın 2002’nin Kasım ayında 1.60 lira iken, bugün satışı 632.40 lira

Gram altın ise 385.40 lira.

Benzinin ise 1 litresi AKP iktidara geldiğinde 1.64 lira iken, bugün 5 lira.

2002 yılında 1000 lira maaş alan bir kişinin dolar karşılığı ücreti 625 $ iken bugün 1000 lira alan bir kişinin 144 $.

Buna şaşmamak gerekir.

Hep kandırılıyoruz.

Tüketim ekonomi ile sürekli borçlanan bir ülke ve borçla yaşayan bir kitle.

18 yılda devletin neyi var, neyi yok her şeyi sattılar.

Yandaş müteahhitlerle büyük şehirleri betona gömdüler.

Binlerce AVM açtırdılar.

Yatırım ve üretim bekleyen halkı tüketen toplum yaptılar.

Herkesin cebinde 4-5 banka kartı.

Şimdi para basarak koronalı günlerde vatandaşa bin lira dağıtıyorlar.

Geçin geçinebilirsen.

Ne öldürür, ne güldürür.

Alçak sürünmeye devam.

Bu gemi nereye gidiyor.

Hala muhalefet belediyelerini ile uğraşıyorlar, önlerine taş koyuyorlar.

Birlik beraberliğin yaşanması gereken bu ünlerde, yine ötekileştirme, yine ayrıştırma.

Bu gidiş iyi gidiş değil.

Herkes aklını başına almalı ve bu beladan kurtulmanın yolunu az zararla atlatmalıyız.

Bu yazı 2643 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
FACEBOOK YORUM
Yorum