içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

YAZIKLAR OLSUN”

CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, CHP Yıldırım İlçe Başkanlığı’nın davetlisi olarak önceki gün Bursa’ya geldi.

Yıldırım Belediyesi Barış Manço Kültür Merkezi’nde İstanbul seçimlerinin başarısının hikayesini paylaşmak partililerle buluştu.

CHP’de olmadık anlarda, olmadık yerde bazı kendini bilmez kişi ve ya kişiler yazıklar olsun denecek cinsten davranışlar sergilemekten geri kalmıyor.

Kaftancıoğlu, panel öncesinde Bursa İl Başkanlığı’nda basın toplantısı ile gündeme dair düşüncelerini paylaştı.

Canan Kaftancıoğlu, zarif kişiliği ile siyaset birikimi hitabı ile siyaset yapan kadınlara bence rol model olması gereken bir kişilik.

Neden mi?

Bursa CHP’de bir türlü rayına oturtturulmayan basın toplantısı düzeni, basın mensuplarını geriyor.

Basın toplantısı değil, parti örgüt toplantısı gibi, salonu partililer işgal ediyor.

Basın mensuplarının çalışmasını güçleştirdikleri yetmiyormuş gibi, bazı aklı evveller basın mensupları ile polemiğe giriyorlar.

O küçük akılları ile aşağılamaya çalışıyorlar, neymiş efendim geliyorlar da ne oluyor, taraflı haber yapıyorlarmış, yok yazmıyorlarmış gibi ipe sapa gelmez gevezelikler yapıyorlar.

Salondaki oturma yerleri yeterli olmayınca bazı meslektaşlarımız ve partililer de ayakta kalıyor.

Bunun üzerine Kaftancıoğlu konuşmasına başlamadan önce ayakta konuşmak istediğini dile getirerek bunun nedenini açıklama gereği duydu.

“Bunca insan ayaktayken ,ayakta konuşarak onları daha rahat görüp, göz teması kurmak isterim”

Özlenen naif bir siyasetçi modelini temsil ediyor Canan Hanım.

İstanbul yerel seçimler süreci bir hayli zorlu, sıkıntılı geçti.

Her türlü ahlak dışı algılara, karalamalara rağmen, 31 Mart ve 23 Haziran’daki süreçte CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu provokasyonlara karşı itidalli davranarak sevgi dilinden ödün vermeden, Millet ittifakı bileşenleri ile birlikte 25 yıl aradan sonra İstanbul’da büyük bir zaferle seçimi kazandılar.

İstanbul’da seçimlerinde izlenen yol CHP’nin tüm örgütlerine ders olarak verilmelidir.

Özellikle Bursa çok büyük bir ders almalıdır!

Gelelim Yıldırım Barış Manço Kültür Merkezinde Canan Kaftancıoğlu’nun katıldığı toplantıda yaşananlara!

Kaftancıoğlu konuşmasını bittirdikten sonra, soru cevap kısmında geçiliyor.

Yıldırım Belediye Meclis Üyesi Recep Bayram’ın söz hakkı alması ile olanlar oluyor.

Bayram , “Canan hanım sizin hikayenizi dinledim, hikayenizde biraz eksikler var, daha doğrusu bizim hikayelerimizde biraz eksikler var. Bizim hikayelerimizde zalimler var, mazlumlar var, bir de Hüseyin Akkuş gibi namussuzlar var. Çünkü partimizi sattı, çünkü davamızı sattı, bizi sattı 31 Mart’ta.” şeklindeki sözleri bir anda salonda soğuk duş etkisi yaratıyor.

İl Başkanı Hüseyin Akkuş’a yaptığı hakaretle yetinmiyor, mikrofonu, Genel Başkan Yardımcısı Orhan Sarıbal, İstanbu İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, Hüseyin Akkuş ve İlçe Başkanı Nihat Yeşiltaş’ın bulunduğu masaya fırlatıyor.

Bu provokatif hareketin ardında toplantı salonu karışıyor.

Böylesi bir durumun affedilir bir tarafı yoktur.

Her ne olursa olsun, her ne yaşanırsa yaşansın eleştiri sınırlarını aşan insan onurunu kırıcı sözler, şiddet içeren davranışlar kabul edilemez.

Recep Bayram ismini ilk kez duyduğum için kim olduğunu biraz soruşturdum.

Bu şahıs bir resmi kurumda 657 sayılı Kanuna göre memur olarak görevde bulunduğu için Tüzüğün 6. Maddesi ile üye olmuş ardından Yıldırım Belediye Meclis üye aday listesinin seçilebilir bir yerine konularak Belediye Meclis Üyesi seçilmiş.

Nasıl çok güzel değil mi?!

Böylesi bir siyaset anlayışında çok sağlıklı davranışlar beklemek sanırım bir aptallık olur.

Merak ettim.

Bu kişiye kimler referans oldu?

Liyakati nedir?

Siyasi geçmiş nereye dayanıyor?

Parti örgütünün tozunu yutmuş, gecesini gündüzüne katarak partisinin her türlü etkinliğinde seçimlerde canla başla çalışanlar bir kenarda duracak, niteliği kimliği belli olmayan provokatörleri baş tacı yapıp torpille listelerin seçilir yerlerine yerleştireceksiniz ne ala Mualla!

Sosyal medyada CHP’lilerin tepkilerini biraz inceledim.

Kimileri böylesi bir toplantının bu süreçte yanlış olduğunu düşünüyor.

Bazıları da başarısız bir yerel seçim geçiren bir il yönetimi İstanbul’un seçim başarısından kendine pay çıkardığını düşünüyor.

Kaftancıoğlu il yönetimine değil, 31 Mart seçimlerinden sonraki süreçte yaşanan gelişmelerde karşı 23 Haziran’da yapılan seçimler öncesi destek veren Bursa CHP Örgütüne ve gönüllere teşekkür etti.

Hüseyin Akkuş’un şahsına değil.

Hiç merak etmeyin Canan Hanım sizler kadar Bursa seçimleri sürecinde ne tür olumsuzlukların yaşandığını biliyor.

Ortada dolaşan bazı iddialar var bu iddiaların muhatabı Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mustafa Bozbey;

Birincisi bu şahıs Mustafa Bozbey’in talebi üzerine listeye alınıyor.

İkincisi Bozbey listelere dahlim olmadı diyor görüştüğüm bazı parti yöneticileri dahli olduğunu ifade ediyorlar.

Üçüncüsü, konferans süresince Recep Bayram’ın Mustafa Bozbey ile yan yana oturduğunu zaman zaman kulaktan kulağa konuştuğunu Bozbey’in bu kişinin konuşmalarını kafasını sallayarak onaylar tarzda davrandığını ifade ediyorlar.

Tabi olay öncesi ortamı provoke eden bu kişiye Bozbey ne fısıldadı merak ediliyor.

Recep Bayram’ın provokasyonunun anlık gelişen bir durum olmadığı hazırlıklı geldiği söyleniyor.

Toplantıyı sabote etmek için 20 kişilik bir grupla geldiği de ileri sürülüyor.

Olay sonrasında Mustafa Bozbey’in İlçe Başkanı Nihat Yeşiltaş’ arayıp, o kişi adına özür dilediği iddia ediliyor.

Bu tabloya baktığımızda Bursa CHP’de yaşananlar keskinleşmenin boyutunu gösteriyor.

Böylesi bir olayı kınayan partililer, bu sürecin böyle gitmemesi gerektiğini değişim yapılması gerektiğini dile getiriyorlar.

Değişim talebinde bulunanlara baktığımızda onlar her ne kadar yapılan saldırıyı kınasalar da parti içerisinde hizipleşmenin bir tarafı konumunda olduklarını da ele veriyorlar.

Buradaki mesele ne Hüseyin Akkuş, ne de Mustafa Bozbey.

Mesele birincil olarak siyasi gerilik, siyasetin kişi endeksli yürütülmesi, toplumsal anlamda bir demokrasi kültürünün olmadığı ortamlarda siyasette ilkel benlikler, bireysel çıkarların, egolarla birlikte kibrin siyasetin üstünde olması.

Eğri oturup doğru konuşalım, 31 Mart seçim yenilgisinin tek sorumlusu Hüseyin Akkuş değildir, aynı oranda örgütlerin kendisine tabi olmasını isteyen Mustafa Bozbey ve beraber çalıştığı ekiptir.

Yandaş çamur, zift medyanın malzemesi oldunuz sanırım mutlu olmuşunuzdur?

Size sadece söylenecek tek söz var o da yazıklar olsun.

CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, CHP Yıldırım İlçe Başkanlığı’nın davetlisi olarak önceki gün Bursa’ya geldi.

Yıldırım Belediyesi Barış Manço Kültür Merkezi’nde İstanbul seçimlerinin başarısının hikayesini paylaşmak partililerle buluştu.

CHP’de olmadık anlarda, olmadık yerde bazı kendini bilmez kişi ve ya kişiler yazıklar olsun denecek cinsten davranışlar sergilemekten geri kalmıyor.

Kaftancıoğlu, panel öncesinde Bursa İl Başkanlığı’nda basın toplantısı ile gündeme dair düşüncelerini paylaştı.

Canan Kaftancıoğlu, zarif kişiliği ile siyaset birikimi hitabı ile siyaset yapan kadınlara bence rol model olması gereken bir kişilik.

Neden mi?

Bursa CHP’de bir türlü rayına oturtturulmayan basın toplantısı düzeni, basın mensuplarını geriyor.

Basın toplantısı değil, parti örgüt toplantısı gibi, salonu partililer işgal ediyor.

Basın mensuplarının çalışmasını güçleştirdikleri yetmiyormuş gibi, bazı aklı evveller basın mensupları ile polemiğe giriyorlar.

O küçük akılları ile aşağılamaya çalışıyorlar, neymiş efendim geliyorlar da ne oluyor, taraflı haber yapıyorlarmış, yok yazmıyorlarmış gibi ipe sapa gelmez gevezelikler yapıyorlar.

Salondaki oturma yerleri yeterli olmayınca bazı meslektaşlarımız ve partililer de ayakta kalıyor.

Bunun üzerine Kaftancıoğlu konuşmasına başlamadan önce ayakta konuşmak istediğini dile getirerek bunun nedenini açıklama gereği duydu.

“Bunca insan ayaktayken ,ayakta konuşarak onları daha rahat görüp, göz teması kurmak isterim”

Özlenen naif bir siyasetçi modelini temsil ediyor Canan Hanım.

İstanbul yerel seçimler süreci bir hayli zorlu, sıkıntılı geçti.

Her türlü ahlak dışı algılara, karalamalara rağmen, 31 Mart ve 23 Haziran’daki süreçte CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu provokasyonlara karşı itidalli davranarak sevgi dilinden ödün vermeden, Millet ittifakı bileşenleri ile birlikte 25 yıl aradan sonra İstanbul’da büyük bir zaferle seçimi kazandılar.

İstanbul’da seçimlerinde izlenen yol CHP’nin tüm örgütlerine ders olarak verilmelidir.

Özellikle Bursa çok büyük bir ders almalıdır!

Gelelim Yıldırım Barış Manço Kültür Merkezinde Canan Kaftancıoğlu’nun katıldığı toplantıda yaşananlara!

Kaftancıoğlu konuşmasını bittirdikten sonra, soru cevap kısmında geçiliyor.

Yıldırım Belediye Meclis Üyesi Recep Bayram’ın söz hakkı alması ile olanlar oluyor.

Bayram , “Canan hanım sizin hikayenizi dinledim, hikayenizde biraz eksikler var, daha doğrusu bizim hikayelerimizde biraz eksikler var. Bizim hikayelerimizde zalimler var, mazlumlar var, bir de Hüseyin Akkuş gibi namussuzlar var. Çünkü partimizi sattı, çünkü davamızı sattı, bizi sattı 31 Mart’ta.” şeklindeki sözleri bir anda salonda soğuk duş etkisi yaratıyor.

İl Başkanı Hüseyin Akkuş’a yaptığı hakaretle yetinmiyor, mikrofonu, Genel Başkan Yardımcısı Orhan Sarıbal, İstanbu İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, Hüseyin Akkuş ve İlçe Başkanı Nihat Yeşiltaş’ın bulunduğu masaya fırlatıyor.

Bu provokatif hareketin ardında toplantı salonu karışıyor.

Böylesi bir durumun affedilir bir tarafı yoktur.

Her ne olursa olsun, her ne yaşanırsa yaşansın eleştiri sınırlarını aşan insan onurunu kırıcı sözler, şiddet içeren davranışlar kabul edilemez.

Recep Bayram ismini ilk kez duyduğum için kim olduğunu biraz soruşturdum.

Bu şahıs bir resmi kurumda 657 sayılı Kanuna göre memur olarak görevde bulunduğu için Tüzüğün 6. Maddesi ile üye olmuş ardından Yıldırım Belediye Meclis üye aday listesinin seçilebilir bir yerine konularak Belediye Meclis Üyesi seçilmiş.

Nasıl çok güzel değil mi?!

Böylesi bir siyaset anlayışında çok sağlıklı davranışlar beklemek sanırım bir aptallık olur.

Merak ettim.

Bu kişiye kimler referans oldu?

Liyakati nedir?

Siyasi geçmiş nereye dayanıyor?

Parti örgütünün tozunu yutmuş, gecesini gündüzüne katarak partisinin her türlü etkinliğinde seçimlerde canla başla çalışanlar bir kenarda duracak, niteliği kimliği belli olmayan provokatörleri baş tacı yapıp torpille listelerin seçilir yerlerine yerleştireceksiniz ne ala Mualla!

Sosyal medyada CHP’lilerin tepkilerini biraz inceledim.

Kimileri böylesi bir toplantının bu süreçte yanlış olduğunu düşünüyor.

Bazıları da başarısız bir yerel seçim geçiren bir il yönetimi İstanbul’un seçim başarısından kendine pay çıkardığını düşünüyor.

Kaftancıoğlu il yönetimine değil, 31 Mart seçimlerinden sonraki süreçte yaşanan gelişmelerde karşı 23 Haziran’da yapılan seçimler öncesi destek veren Bursa CHP Örgütüne ve gönüllere teşekkür etti.

Hüseyin Akkuş’un şahsına değil.

Hiç merak etmeyin Canan Hanım sizler kadar Bursa seçimleri sürecinde ne tür olumsuzlukların yaşandığını biliyor.

Ortada dolaşan bazı iddialar var bu iddiaların muhatabı Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mustafa Bozbey;

Birincisi bu şahıs Mustafa Bozbey’in talebi üzerine listeye alınıyor.

İkincisi Bozbey listelere dahlim olmadı diyor görüştüğüm bazı parti yöneticileri dahli olduğunu ifade ediyorlar.

Üçüncüsü, konferans süresince Recep Bayram’ın Mustafa Bozbey ile yan yana oturduğunu zaman zaman kulaktan kulağa konuştuğunu Bozbey’in bu kişinin konuşmalarını kafasını sallayarak onaylar tarzda davrandığını ifade ediyorlar.

Tabi olay öncesi ortamı provoke eden bu kişiye Bozbey ne fısıldadı merak ediliyor.

Recep Bayram’ın provokasyonunun anlık gelişen bir durum olmadığı hazırlıklı geldiği söyleniyor.

Toplantıyı sabote etmek için 20 kişilik bir grupla geldiği de ileri sürülüyor.

Olay sonrasında Mustafa Bozbey’in İlçe Başkanı Nihat Yeşiltaş’ arayıp, o kişi adına özür dilediği iddia ediliyor.

Bu tabloya baktığımızda Bursa CHP’de yaşananlar keskinleşmenin boyutunu gösteriyor.

Böylesi bir olayı kınayan partililer, bu sürecin böyle gitmemesi gerektiğini değişim yapılması gerektiğini dile getiriyorlar.

Değişim talebinde bulunanlara baktığımızda onlar her ne kadar yapılan saldırıyı kınasalar da parti içerisinde hizipleşmenin bir tarafı konumunda olduklarını da ele veriyorlar.

Buradaki mesele ne Hüseyin Akkuş, ne de Mustafa Bozbey.

Mesele birincil olarak siyasi gerilik, siyasetin kişi endeksli yürütülmesi, toplumsal anlamda bir demokrasi kültürünün olmadığı ortamlarda siyasette ilkel benlikler, bireysel çıkarların, egolarla birlikte kibrin siyasetin üstünde olması.

Eğri oturup doğru konuşalım, 31 Mart seçim yenilgisinin tek sorumlusu Hüseyin Akkuş değildir, aynı oranda örgütlerin kendisine tabi olmasını isteyen Mustafa Bozbey ve beraber çalıştığı ekiptir.

Yandaş çamur, zift medyanın malzemesi oldunuz sanırım mutlu olmuşunuzdur?

Size sadece söylenecek tek söz var o da yazıklar olsun.

KAYNAK Gazeteci yazar ./ KEMAL CANKAYA 

Bu yazı 1300 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
FACEBOOK YORUM
Yorum