içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

DAVUTOĞLU VE DEMOKRASİ!..

Reis'in saraya çıkmasının ardından, yine Reis'in işaretiyle, AKP Genel Başkanı olan ve bir süre önce kendisinin de itiraf ettiği gibi, Başbakan olamayan, ancak Başbakanmış gibi görüntü veren Ahmet Davutoğlu, AKP'den istifa etti. Davutoğlu'nun istifasını açıkladığı basın toplantısında söyledikleri, yıllardır bu ülke de, muhalefet partileri, demokratik kitle örgütleri, aydınlar, köşe yazarları tarafından dile getirilen, yazılan, çizilenlerdir. Makamda otururken, tüm bu eleştiri ve uyarılara şiddetle karşı çıkan, hatta bunları dile getirenler hakkında soruşturmalar açılmasına ve cezalara çarptırılmalarına onay veren Davutoğlu'nun bugün bunları dile getirmesi işleyen bir planın parçasıdır. Çünkü AKP Türkiye tarihinin en yaygın direnişi olan Gezi direnişi ve Davutoğlu'nun kendi kabinesinin bakanları ile çocuklarının da, içinde yer aldıkları, yine Başbakan olarak, kendisinin onayı ile üstü örtülmüş olan, 17-25 Aralık yolsuzluk operasyonlarından bu yana kan kaybediyor. 

Bu kan kaybı, AKP'nin 7 Haziran 2015 seçimlerinde meclis çoğunluğunu, yani tek başına iktidarı kaybetmesine yol açsa da, kendisinin de oyun kurucu olarak, Reis'le birlikte, çeşitli ayak oyunlarına başvurdukları ve seçim sonuçlarını boşa çıkardıkları biliniyor. MHP ile kol kola sonuçlarını boşa çıkardıkları 7 Haziran seçimlerinden, seçimin, 1 Kasım 2015 tarihinde yenilenmesine kadar geçen süreçte, yaşananları bu ülke yaşayanları gayet iyi biliyor.

Davutoğlu AKP'den istifa gerekçelerini açıklarken, 2014-2016 yılları arasının unutturulmak, hafızlardan silinmek istendiğini açıklıyor. Sayın Davutoğlu, hiç merak etmeyin, onlar partinin belleğinden silseler de, belirttiğin dönemin acılarını bu toplumun belleğinden silmeye hiç kimsenin gücü yetmez. Zira aşağıda örneklerini vereceğim birçok olayın yaşandığı döneminiz çok karanlık bir dönemdir. Dolayısıyla, bu karanlık döneme ilişkin, aşağıdaki sorulara samimi bir şekilde cevap verip, sorumluluğunuzu üstlendiğiniz de, belki toplumu samimiyetinize inandırabilirsiniz. 

Sayın Davutoğlu, bir süre önce, 7 Haziran, 1 Kasım arası, terörle mücadele konusunda konuşursam, bazıları insan içine çıkamazlar derken neyi kastettiniz? Neden açıklamıyorsunuz? bildikerinizin sizin özeliniz olmadığını, 82 milyon insanın yaşamını ilgilendiren konular olduğunu bilmiyor musunuz? Bu ülke de yaşayan herkesin yaşamını yakından ilgilendiren, binlerce genç insanın ölümüne yol açan dediğiniz mücadelede kim ne suç işledi? Neden açıklamıyorsunuz? Suç işleyenleri neden koruyorsunuz? Kamu görevlisi dahi olsa, suç işleyen herkesin, kanun önünde hesap vermesi gerektiğini bilmiyor musunuz? 

Sahi Başbakanlığınız döneminde Kürt sorununda, demokratik barışçıl çözüme bu kadar yaklaşılmışken, çözüm masasını kim neden devirdi? 5 Haziran seçimlerinin öncesinde, HDP Diyarbakır mitinginde patlayan bomba ile başlayan ve parti olarak, seçim sonuçlarını tanımadığınız için, 1 Kasım 2015 tarihinde seçimlerin yenilenmesine kadar geçen süre içinde, Suruç ve Ankara'da patlayan bombalarla yüzlerce insan hayatını kaybederken, siz neredeydiniz? Bu ülkede sosyal medya da iktidarınızı eleştiren basit bir paylaşım yapanı bile anında içeri attırdığınız halde, Ankara patlamasından sonra oylarımız arttı diyende, canlı bombaları biliyoruz, ancak Türkiye hukuk devletidir kendilerini patlatmadan yakalamıyoruz diyende siz değil miydiniz? Sahi 7 Haziran seçimlerinin hemen ardından, çatışmaların yeniden başlamasına ve binlerce genç insanın ölmesine yol açan, Şanlıurfa'nın Ceylanpınar ilçesinde iki polis memurunun öldürülmesi provokasyonunu kim yaptı? Sokağa çıkma yasakları sürecinde, her tür hukuksuzluk yaşanırken, başbakan siz değilmiydiniz? Taybet ananın cesedinin, çocuklarının tüm feryatlarına rağmen, 7 gün sokakta bekletilmesine neden müdahale etmediniz? Cizre'deki çatışmaları durdurmak için, yola çıkan, hukümetinizin iki bakanında içinde bulunduğu, HDP heyetinin ilçeye girmesine neden izin vermediniz? Cizre'de bir annenin, kokmasın diye çocuğunun cesedini buzdolabında saklamasına neden seyirci kaldınız? Yine Cizre'de binaların Bodrumların da bulunan yaralıların alınması için, bölgeye ambulans sokulmamasına neden sessiz kaldınız? Sayın Davutoğlu gördüğünüz gibi Başbakanlığınız döneminde, bu ülkenin iç barışına kasteden, aydınlanmamış birçok olay var. Bu ülke de yaşayan 82 milyon insanın, yaşamına kasteden tüm bu olayların açıklanmasına ihtiyaç vardır. Dönemin en yetkili kişilerinden biri olarak sorumluluğunuzu üstünüze alın ve bu hususları açıklayın. Açıklayın ki, sorumlular hukukta hesap versin ve Türkiye huzura kavuşsun.

Davutoğlu Amerika'yı yeniden keşfetmiş gibi, parti içi demokrasi yok edildi diyor. İlahi Ahmet bey, siz icazetle parti başkanı, ardından Başbakan olduğunuzda, partinizde demokrasimi vardı? 

Davutoğlu'nun açıklamasının şu bölümü oldukça önemli "......bizler insanı ve sadece insanı merkeze alan, insan onuruna ve haklarına saygılı, evrensel değerleri yaşatan, yasaklarla yolsuzluklarla ve yoksullukla mücadele edilen, düşünce, ifade, din ve vicdan özgürlüklerinin sınırlandırılmadığı, insani var oluşu koruyacak doğal çevre şartlarının yasal teminat altına alındığı, toplumsal meşrutiyeti yüksek, demokratik bir anayasal sistemin hakim olduğu, farklılıkların güven ve huzur içinde kardeşçe yaşadığı; demokratik hukuk devleti kurullarının işlediği, herkes için adalet ilkesi temelinde tarafsız ve bağımsız yargı sistemine güven duyulduğu, kamu malına el uzatılmayan, akraba ve adam kayırmacılığın olmadığı, şeffaflığın her alanda hakim olduğu, liyakatin ehliyetin ve siyasi ahlakın esas ölçü alındığı, güvenlik-özgürlük dengesinin korunduğu, aile değerlerimizin toplumun en temel mayası olarak muhafaza edildiği, kadınların güven için hayatın her alanında etkin rol üstlendiği, gençlerin zihni ve psikolojik açıdan güçlü ve yetkin şahsiyetler olarak yetişmesini sağlayan vizyoner, çağdaş bir eğitim sisteminin hayata geçirildiği, refahın belli ellerde toplanmayıp, adil bir gelir dağılımı ile toplumun geneline dağıldığı, serbest piyasa ve rekabet koşullarının uygulandığı, sürdürülebilir bir ekonomik kalkınma ile çağdaş ve müreffeh bir hayat standardına ulaşıldığı; milli ve evrensel değerlerin uyumunu ön gören bir zihniyetin özgün sentezlerle yeniden üretilebildiği, her yönüyle ve her kesimiyle dünyaya açık, yakın çevresinde, gönül coğrafyasında ve dünyada barışçıl ve insani diplomasiyi esas alan, yeni nesillerin dünyaya güvenle baktığı demokratik bir düzen kurmak istiyoruz." 

Eh Sayın Davutoğlu, başında bulunduğun parti, güçlü meclis çoğunluğuna sahip bir partiydi. Üstelik muhalefet partileri ile toplumun dinamik kesimleri de bunlara destek verecekken, yani tüm bunları gerçekleştirmeniz için elinizde fırsat varken neden yapmadınız?

Yapma Ahmet hoca, yine birilerinin icazeti ile yola çıktınız, amacınız misyonunu tamamlamakta olan AKP düşüncesini ayakta tutmaktır. Yani siz bu topluma, alternatif sunmuyor, kral öldü yaşasın kral anlayışı ile AKP'nin alternatifi, AKP'dir , diyorsunuz. Yapmayın hocam aklımızla dalga geçmeyin.

Bu yazı 326 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
FACEBOOK YORUM
Yorum