içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

KAZDAĞLARI VE ÖKSÜZ KALMIŞ TOPLUMSAL MUHALEFET

Kazdağları’ndaki orman ve doğa katliamına tepki çok büyük. Pazar günü hatırı sayılır kalabalık grup, ağaç katliamının yapıldığı bölgede çok olgun ve anlamlı gösteri yaptı. Bu gösteriye, muhalefet partisi milletvekilleri de, belediye başkanları da katıldı. Kazdağları’nda yapılan katliamın ve paylaşılan avantanın boyutlarını burada hatırlatmaya gerek yok. Büyük bir doğa katliamı ve en basit ifadesi ile bir avuç arsızın planladığı soygun ve rant hakkında çeşitli kaynaklardan bol bilgi bulabilirsiniz. Benim isyanım, halkın yükselen bu tepkisi ve muhalefetine ana muhalefetin seyirci kalmasıdır. Evet Pazar günü yapılan mitinge çok sayıda CHP’li milletvekili katıldı. Teker teker baktığımızda çoğu değerli ve birikimli milletvekilleri var. Ama muhalefet, birkaç soru önergesi vermek, milletvekillerinin bireysel olarak eyleme katılması ile olmaz. Muhalefet, kurumsal bir tavır ister. Ana muhalefet partisinden Genel Başkan seviyesinde, parti üst yönetimi seviyesinde kurumsal olarak bir muhalefet önderliği göremiyoruz. İstanbul seçimlerinden hemen sonra birkaç arkadaşımla birlikte bir değerlendirmede bulunmuştuk. “Korkarız, CHP üst yönetimi İstanbul’daki bu büyük farkı ve başarıyı halkın gazını alma olarak değerlendirecek ve unutturacak” türünde paylaşımlar yapmıştık. Haklı çıktık. Tüm Türkiye, Ekrem İmamoğlu’nun başkan seçilmesine sevinirken, bu seçim sonrası muhalefetin, AKP tek adam iktidarına meydanı dar etmesi beklenirken, rahmetli Süleyman Demirel’in ifadesi ile gök kubbeyi iktidarın başına geçirmesi gerekirken, bu seçim başarısını sadece İstanbul belediye başkanlığını kazanmak olarak değerlendirdi. Erken seçim gündemimizde yok diyerek, toplumsal muhalefetin bir an önce tek adam rejiminden kurtulma arzusu ve mesajını yok saydı, saymaya da devam ediyor. Kazdağları katliamına karşı toplumda çok büyük bir infial var. Halk öfkeli. Halkın kabaran bir muhalefet arzusu var. Ancak bu muhalefeti siyasete yönlendirecek, orman ve doğa katliamının durmasını sağlayacak siyasi figür ne yazık ki yok. Korkarım, kamuoyunun yükselen bu tepkisi, çok sayıda örgütsüz muhalefet hareketleri gibi bir süre sonra sönümlenecek ve muazzam bir doğa mirası yok edilecek. Türkiye Cumhuriyeti’nin birçok kurumu yok edildi, yıkıldı. Tekrar kurmak biraz zaman alır ama kurulur. Tekrar kuvvetler ayrılığına dayalı demokratik, sosyal hukuk devleti kurulur. Ama geç kalırsak, siyanürle katledilecek olan bu muhteşem doğayı tekrar kurtarmak artık mümkün olmaz. Bu gibi durumlarda, toplumun tüm kesimlerinden bu katliamı durdurun demesi yetmez. Birilerinin; ki o birileri siyasi hareketlerdir, Kazdağları katliamına onay veren en küçük bürokrattan, en yüksek kamu görevlisine kadar, bu katliama girişen yerli yabancı tüm işadamları ve şirketlerden çok ağır bir şekilde hesap soracağını ilan etmesi gerekir. Biz bu katliama karşıyız demek yetmez. Büyük bir küstahlıkla ve cüretle katliama karışan herkesin aklına ve yüreğine hesap sorulacağını yerleştirmek gerekir. Bu da çevrecilerin değil, siyasi partilerin görevidir. Ve maalesef CHP, birçok olayda olduğu gibi bu olayda da gaz alma operasyonu ile yetinmiş kurumsal olarak sınıfta kalmıştır.

Bu yazı 622 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
FACEBOOK YORUM
Yorum