içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

YAKIN DEĞİL, KÖLE OLACAKSINIZ!

Deneyimli gazeteci Candaş Tolga Işık Cavit Çağlar ile Olay TV için konuşmuş;
Çağlar; “Gelen iş taleplerini karşılayamadığım için önce benim değil, dedim. Ticaret gazetesine bak %100 benim. Ekrem İmamoğlu ile filan ne alakası var? Kanalın muhalif olacağını nerden biliyorlarmış?
YAKINSAM TAYYİP ERDOĞAN’A YAKINIM BEN. Onu beğenen biriyim ama
AK partili değilim. Gelen arkadaşlar kendi siyasi görüşlerini değil, objektif olarak haberciliklerini ekrana taşıtacak!”

Olay TV, yayına başladığından 26 gün sonra, Saray baskısına direnemediği için, kapandı.
Olay TV olayı, AKP’nin basın özgürlüğüne bakışını açık olarak yansıtır.

Saray, kendisine yakın olan basın kuruluşu ve gazeteci istemez, sevmez onları!
Çünkü bunlar arada bir doğruları yazarlar, söylerler. O da Sarayın işine gelmez!
Saray’ın istediği, kendisine biat edilmesidir. (Şartsız itaat) Sarayın raconunda “Yakınlık” yoktur. İstenen şudur; Ya köle olacaksınız ya da düşman!
Yani ya onun olacaksınız ya da devlet gücüyle yok edilecekler listesine ekleneceksiniz!

Hatırlanırsa, AKP iktidara gelir gelmez medyaya el attı.
İktidara destek olacak haberlerin yapılması öncelikli olacaktı!
İktidara köstek olacak açıklamalar engellenecekti!
Görüşleriyle iktidarı eleştirecek kişiler, haber yapılmayacak, ekrana çıkarılmayacaktı!
Sakıncalı gazeteciler patronlara bildirildi ve işten atıldılar!
İşten atılan gazetecilerin, hiçbir yerde iş bulamamaları sağlandı!
Büyük medyamızın sahibi, tüm varlıklarını AKP’nin elemanlarına sattı, kaçtı!
Halkın haber alma hakkını unutan bazı gazeteciler, AKP kölesi oldular.

Devletin Paydaş müteahhitlerinden toplanan avanta ile haram havuzu kuruldu.
Bu haram para ile medya kuruluşları satın alındı.
FETÖ’nun medya grubuna da el konuldu.
Saray’ın canını sıkan haberlere yayın yasağı getirilmeye başlandı.

Olay TV, böyle bir ortamda iddia ile ortaya çıktı.
Çıkmasına çıktı ama ancak 26 gün dayanabildi!
Ne diyelim, yürekleri yetmedi. Demokrasi minderinden çekildiler!

Tele-1, Halk TV, KRT, Bizim TV, Veryansın TV, Yeniçağ TV gibi yürekli vatansever kanallarımız var.
Türkiye’nin en çok satan Gazetesi Sözcü’nün kuracağı Sözcü TV’ye izin verilmedi.

Öyle TV kanallarımız var ki;
Muhalefet ediyormuş gibi yapıyorlar.
TV’ye çıkması istenmeyen kişilerin listesi bunlara Saray tarafından veriliyor ve bu isimler bu kanallara çıkartılmıyor.
Yani Türk Milleti, artık sadece Sarayın istediği haberleri duyabiliyor!

Sosyal Medya ortamında nefes almaya, halkımıza ulaşmaya çalışıyoruz.
Halkımız da sosyal medyaya itibar ediyor. Türkiye’de artık haber kanalları izlenmiyor.
2021’de bu TV’ler aynı yayın politikalarında direnirlerse, izlenme oranları çok düşecektir. Takdir Türk Milletinindir.

Dünyanın tüm emperyalist devletlerine direnen, köle olmayı, boyunduruk altına girmeyi reddeden ve onların ordularını yenen Türk Milleti, üç-beş tane tarikat-cemaat artığının boyunduruğunu kabul etmez.

Yakında tekrar özgür medyanın olduğu, buram-buram demokrasi ve özgürlük kokan günler gelecek. Yine çiçekler açacak ülkemizin dağlarında.
Yine BİR olacağız, BÜTÜN olacağız, dünyanın takdir ettiği demokrasimizi yeniden yaşatacağız…

Bunun tek şartı, hepimizin anayasal haklarımızın bilincinde olarak, yeri geldiğinde demokratik tepkimizi göstermemizdir.

Yazıyı, seksen yaşında konuşma özgürlüğü elinden alınmak istenen, mahkeme koridorlarında zaman geçiren Sayın Metin Akpınar’ın bir cümlesi ile bağlayalım;
“Bu ülkenin sessizliğinden utanıyorum!”
Ben de dostum, ben de…

Bu yazı 3760 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
FACEBOOK YORUM
Yorum