Ücretsiz Online Ziyaretci Sayaci

içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

İZİN VERMEYİN

Hepimizin bildiği gibi, ülkemizi yaklaşık 19 yıldır yöneten bir siyasi parti var.

Yalanlarla, kumpaslarla, iftiralarla dolu geçen tam 19 yıl.

Bir nesil kayboldu. Bir nesil, Türkiye’yi AKP’den ibaret sanıyor. Geçmişi araştırmıyor, sorgulamıyor, merak etmiyor. Halbuki geçmişte böyle miydi? Tabiki değildi. Siyasi nezaket vardı. Örneğin rahmetli Levent Kırca. Yaptığı televizyon programında siyasileri canlandırıp istediği eleştiriyi yapabiliyordu. Bülent Ecevit, Süleyman Demirel, Mesut Yılmaz gibi dönemin siyasetçilerini yaptığı skeçlerle özgürce eleştirebiliyordu. Sonucunda ne oluyordu? Levent Kırca hapise mi atılıyordu? Yoksa gözaltına mı alınıyordu? Hayır. Tüm bu ismini yazdığım siyasiler, acaba haftaya nasıl bir eleştiriyle karşılaşacağız diye merak edip, yaşananlara gülüyorlardı. Şimdi yapmak ne mümkün? Bırakın taklidini yapmayı, dolar kurunun arttığını sosyal medya hesabından paylaşanlar, Cumhurbaşkanı’na hakaretten gözaltına alınıyor. “Hadi canım sende. Abartıyorsun” diyebilirsiniz ama abartmıyorum. Onlardan biri benim çünkü.

 

AKP çaldı mı?

Evet çaldı

Neyi çaldı?

Özgürlüğümüzü çaldı.

 

Artık düşüncelerimizi özgürce ifade edemiyoruz. Sorgulamamıza fırsat vermiyorlar. Korku imparatorluğu kurdular. Ötekileştirdiler. Sindirdiler. AKP, her ne kadar bunları yapmaya çalışsa da, tam tersini yapmalıyız. Çünkü hiçbir kuvvet, halktan güçlü değil. Düşüncelerinizi özgürce ifade etmekten kaçınmayın. Yaşananları sorgulayın, araştırın. Boyun eğmeyin. Haksızlığa karşı susmayın. Özgürlüğünüzü elinizden almalarına izin vermeyin. En önemlisi korkmayın.

Elbet bu düzen değişecek. İktidarından muhalefetine kadar, hiç birisi baki değil. Halk kendi Cumhuriyetini kuracak. İşte o zaman yaşanabilecek bir Türkiye inşa edeceğiz.

 

Madem Levent Kırca’yla başladık, O’nun son mektubuyla yazımızı noktalayalım.

 

“1974'de TRT ile girdim hayatınıza. O günden bu yana bayağı bir zamanınızı aldım. 41 yıl...

 

Teşekkür ederim size, anılarınızda bana yer açtığınız için. İki kardeş bir çorap yüzünden kavga edebilirler. Ama komşunun çocuğu sorun çıkardığında iki kardeş birlik olur. Hacısı, ateisti takımı gol attığında sarılır, ağlarlar. Düşman ülke sana savaş açtığında ülke birlik olur...

Toprağım dediğin adamın her işine koşarsın. Memlekette yüzünü bile görmek istemediğin, başka şehirde canın, memleketlin olur. Toprak aynı toprak, biraz tozlu, biraz killi. Su aynı su, biraz berrak, biraz kireçli. İnsan olarak birbirimizi sahiplenmek, birleşebilmek için uzaylıların dünyayı istila etmesi mi gerekir?

Güzellikler paylaştıkça değerlenir, kötülükler çoğaldıkça kanıksanır. Güzel şeyler paylaşabildiysek sizinle, ne mutlu bana.

Dik durun... Adil olun, sabırlı olun, enerjinizin sirayet etmesine müsaade edin.

Daha iyi bir dünyada görüşmek ümidiyle. Atatürk'le kalın, cumhuriyetle kalın, hoşça kalın."

Bu yazı 1448 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
FACEBOOK YORUM
Yorum