içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

“Corona Değil, Türkiye’yi Sosyoekonomik Buhran Yıkacak!”

Sosyal Güvenlik Uzmanı Özgür Erdursun corona virüs salgını sürecinin Türkiye ekonomisine etkilerini ve kısa çalışma ödeneği konusunda değerlendirmelerde bulundu.

Özgür Erdursun corona virüsünün sosyoekonomik boyutu hakkında ’’Şu anda kısa çalışma ödeneği için müracaatlar başladı. Kısa çalışma ödeneğinde büyük bir beklenti var. Fakat kısa çalışma ödeneği bir hayal kırıklığı yaratacak. Sonuçlar firma sahiplerini ve yanında çalışan işçilerini hayal kırıklığına uğratacak. Şu anda Türkiye’nin ortalama yüzde 60’ı çalışmıyor. Genelgeyle kapanan ve genelge dışında kapanan işyerleri var. 19 Mart’ta yayınlanan genelgeyle özellikle eğlence sektörü başta olmak üzere lokantalar, kahvehaneler, hamamlar, içkili mekanlar gibi birçok yer kapandı. Genelgeyle kapanan işyerlerinin sahipleri, yanında kaç kişi çalışırsa çalışsın İçişleri Bakanlığı’nın İŞKUR il ve ilçe müdürlüklerine gerekli formları gönderiyorlar. Birçok kişi evde kaldı, böyle olunca da esnafın işleri dışarı çıkıp işyerini açmaya değmedi. Genelgeyle kapanmayan işyerleri de müracaatta bulundu. Genelge dışında kapanan işyerleri için başka evraklar istenecek. Genelge dışında kapanan yerlerde birçok sorun çıkacaktır diye düşünüyorum. Çünkü bunlar için cironun daha düşük seviyede kaldığını kanıtlamak gibi birçok prosedür işin içine giriyor. Genelgeyle kapananlar kısa çalışma ödeneğinden yararlanacak, genelge dışında kapananların büyük bir kısmı yararlanamayacak. Burada büyük bir dengesizlik ve olumsuzluk olacak. Şu anda sokaklar, meydanlar boş. Dükkanlar açık olsa zaten müşterisi zaten olmaz. Bu durumda devlet milletine güvenmek zorunda müracaatta bulunanlara çok da sorgulama yapmadan paraları vermeleri gerekiyor. Bir taraftan sağlık sorunları bir taraftan da ekonomik sorunlar, salgının önümüzdeki günlerde sosyoekonomik boyutlarını görmeden sadece eskiden uygulanan sistemlerle, bizler ne vermezsek kardır mantığıyla devleti yönetenler, devlet burada tedbirlerini doğru düzgün almazsa milyonlarca kişi mağdur olur. Daha sonra altından kalkamayacağımız kötü durumlarla karşı karşıya kalabiliriz. İnsanların kirası, gıdası, elektriği, suyu, çoluğu çocuğu için bir masrafı var. Dolayısıyla devletten bir beklentisi olacak. Türkiye Cumhuriyeti Hükümetinin siyasi tercihleri milleti zor durumda bırakmamalıdır. Devlet İspanya’ya, sağa sola yardımda bulunacağına bence ilk önce kendi vatandaşının hangi hakları ne şekilde alacağını açık bir şekilde dile getirmelidir. 100 milyarlık bir bütçe açıklandı ama çevremdekilere sorduğumda bu yardımdan kimsenin yararlanmadığını görüyorum. Türk milletini böyle bir süreçte kimse zorda bırakmamalıdır. İşsizlik sigortası fonunda 131 milyar para var. Bugün ülkemizde yaklaşık olarak 10 milyon kişiye 2 bin lira para verilse yaklaşık olarak 20 milyar yapar. Bu üç ay devam etse 60 milyar olur. Yani milyonlarca kişiye yetecek para var ama bu hükümetin veriyoruz ya da vermiyoruz şeklinde kendi siyasi tercihidir. Burada milletin sorunlarını tespit etmek gerekiyor. Virüsün sosyoekonomik boyutlarını görmezden gelen bir hükümet olursa bu son derece yanlıştır. Kısa çalışma ödeneği alamayanlar ne yapacaklar? Elektrik, su, doğalgaz, telefon faturaları ötelensin dedik ama bu yapılmadı. Sayın Cumhurbaşkanı ‘biz ülke olarak çalışmak zorundayız, ülkemiz ekonomik olarak bunu kaldıramaz’ dedi. Ama önemli olan hastalığın bir an evvel azalması. Türkiye’de vaka sayısı günlük yüzde 25’lik artışlarla devam ediyor. Öncelikle bu hastalıktan kurtulmamız sonrasında da işimize gücümüze devam etmemiz gerekiyor. Virüsten daha etkili sonuçlar sosyoekonomik sonuçlardır. Eğer bu işin ciddiyetine varılmazsa, bu planlar doğru düzgün yapılmazsa dünyada en büyük ekonomik buhranla karşılaşacak ülkelerden bir tanesi oluruz’’ ifadelerini kullandı.

Bu yazı 462 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
FACEBOOK YORUM
Yorum