Ücretsiz Online Ziyaretci Sayaci

içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

BİTMEYEN NEFRET

Bağımsız bir devletin sınırları, onun namusudur. Sınırlarını koruyamayan devlet, namusuna sahip çıkamayan saray arabulucularına benzer!

Bizde sınırlarımızı korumak görevi Türk Silahlı Kuvvetlerine verilmiştir.
Sınır ihlallerinden birinci derece sorumlu olan, Türk Ordusu komuta heyetidir.
2011 yılından beri Türkiye’nin güney sınırı, radikal dinci terör örgütü elemanlarının her türlü geçişlerine açık hale getirilmiştir.
Şimdide doğu sınırımız, Afganlılar tarafından elek haline getirilmiştir.
Elini kolunu sallayarak binlerce insan, ülkemize girmektedir.

AKP yönetiminin, Türk Devletini ve Türk Milletini sevmediğini, en azından Araplar-Suriyeliler-Afganlılar kadar sevmediğini, bizzat AKP’lilerin ağzından sıkça duyduğumuz sözlerinden anlıyoruz!

Gerek Birleşmiş Milletler, gerek Avrupa Birliği, kaçak göç-sığınma-koruma-iltica konularında her kararı almış ve üye devletler de imzalamıştır. Biz de imzalayan devletlerden biriyiz!

AKP Hükümeti, akılalmaz bir aymazlıkla tüm bu yasaları ve Türk Milletinin haklarını ihlal etmektedir.
“Çözüm Süreci” sırasında Valilere “PKK’lılara dokunmayın” emrini veren AKP, şimdi de Valilere sınırlarımızı yol geçen hanına döndürenler için “Dokunmayın” talimatını vermiştir.

Türk Milletinin çocuklarını bir hiç uğruna Suriye bataklığına gönderip, 5 milyonu şehirlerimizde, 4 milyonu da sınırımızda olmak üzere 9 milyon Suriyeliyi memlekete sokacaksın, yine Türk Milletinin çocuklarını ölmeleri için Afganistan’a gönderip, yüzbinlerce Afganlıyı Türkiye’ye alacaksın!

Bu kararı ancak doğru düşünme yeteneğini kaybetmiş, gerçeklerden kopmuş
bir kafa alabilir!
Tıpkı, devrik İran Şahı Pehlevi’nin son günlerinde yaptığı gibi gösteriş içinde Kıbrıs’a gidip de, “Size bir külliye yapacağız” diyen kafa gibi….

Afganistan’dan gelen kaçaklar, Van’ın doğusunda kalan Çaldıran ve Özalp ilçelerinden giriş yapıyorlar.
Devlet güçleri de trene bakar gibi seyrediyor! Emir böyle!

Yanıtlarını aradığımız çok soru var;
Kaçak giriş yapan Afganların hepsi genç erkekler. Neden kaçıyorlar? Can güvenliği gerekçesiyle!
Peki bunlar eşlerini ve çocuklarını Taliban militanlarının insafına nasıl terk ediyorlar? Kendi canları, eşleri ve çocuklarından daha mı değerli?
Gelenlerin içinde Taliban militanı var mı?
Gelenlerin sağlık muayene kontrolleri yapıldı mı?
Bulaşıcı hastalık taşıyorlar mı?
Nerede barınacaklar, nasıl beslenecekler?
Gençlerimizi-kızlarımızı bu haydutlardan nasıl koruyacağız?

Daha önceden AKP Hükümetini uyarmıştık;
Kaçak girişleri önlemenin yolu, İran ile görüşüp, sınırları kaçaklara kapatmaktır, diye! Anlat anlatabilirsen…

Dünyada hiçbir ülkenin yönetimi kendi ülkesine, Bademlerin Türk Milletine eziyet ettiği kadar eziyet etmez, edemez.
Bademlerde; Kendi milletine, Laik Cumhuriyete, Hukuk Devletine, Özgürlüğe ve Çağdaşlığa karşı bitmeyen bir nefret vardır. Akılları sıra, baskıyla tehditle bizleri, kendilerine biat ettirecekler!
Halbuki bir kez boy aynasına baksalar şunu görecekler.
Sedat Peker konuşunca bacakları titreyen, ona cevap vermekten korkan “Pudra Tozu” iktidarından kim, neden korksun ki? Bi üfürüklük canları kalmış zaten! Sandıkta o işi Türk Milleti en iyi şekilde yapacak.

Kıbrıs’a giden Saray heyetini gördünüz mü?
Heyet değil, cenaze alayı gibi sepet Bademler, dizi-dizi!
Yürürken “Göbek Saplaması çıkmış” kamyon gibi yalpalayan, canlı yayında konuşmasını unutan ve uykuya dalan, epilepsi ve kolon kanseri hastası,
yürürken halının üstüne kapaklanan iktidar ortağı Püskevitçi,
Türk Devletine ilk kez “Kadın Eli sıkmayan 300 Kaymakam” yerleştiren 87 yaşındaki tatarak tokadan himmet bekleyen eski Badem!
Bunlar ölmüşler de, haberleri yok!
Gömün gitsin! Gittikleri yeri güldürsünler…

Bu yazı 1563 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
FACEBOOK YORUM
Yorum