içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

UNUTTURAMAZSINIZ!
Kişi kendi geçmişini, yaptıklarını niçin unutturmaya çalışır?
Geçmişini silmek için neden yasa ile unutturmaya gayret eder?
“Unutulma Hakkı Yasasına” niçin ihtiyaç duyar?
Bazı vicdansızların geçmişinde utanılacak, gizlenecek, yasalara ve ahlaka aykırı yaptığı işler varsa, bunları unutturmak için her şeyi yapar!
Unutulma Hakkı denen yasa, AKP ile ortağı MHP’nin ihanet geçmişlerini silmek için yasalaştırdıkları ve Türk Hukuk sistemine sürdükleri kara bir lekedir.
Geçmişinden utanan sahtekarlar, çok çabuk yer ve konum değiştirirler!
Bunlara dönek denemez! Çok çabuk döndükleri için bunların genel olarak adları “Fırıldaktır!”
FETÖ-AKP kirli ortaklığı sürerken bu yüzsüzler en hızlı FETÖ’cu olurlar.
FETÖ’yu, TBMM kürsüsünden bile alim-evliya mertebesine çıkarıp, salya-sümük ağlarlar! 22 yıldır ABD’de CIA korumasında lüks içinde yaşayan FETÖ’ya yağ çekmekten utanmazlar!
AKP ile FETÖ kapıştı mı, bunlar hoop derhal bir numaralı FETÖ düşmanı olurlar.
Şimdi FETÖ’ya en ağır suçlamalarda bulunanlar, geçmişte FETÖ’ya en ağdalı methiyelerde bulunanlardır
Bugün ise, geçmişte ihanet içinde olan fırıldaklar, sözlerini beyanatlarını, yaptıklarını “unutturmak” ve hafızalardan silmek için gayret ediyorlar!
Unutturabilirler mi? Asla unutturamazlar! Tüm yaptıkları hırsızlıklar soygunlar peşkeşler, Türk Devletine, Türk Ordusuna, Türk Milletine yapılan ihanetler ile ilgili tüm sesli-görüntülü belgeler, bilgiler Türk Yargısına iletilecek şekilde arşivlerimizdedir.
Çok şükür aklımız da başımızda! Her olay hafızamızda taptaze olarak duruyor!
Sayın Erdal Atabek, bugünkü yazısında “Vicdan Yükü” deyimini kullanıyor ve soruyor; “Şaşıyorum, bunca vicdan yükünü bu insanlar nasıl taşıyor? Yönetenler, destekleyenler, içinde olanlar, yanındakiler, bilip de bilmezden gelenler, görüp de başını çevirenler! Bunca vicdan yüküne nasıl katlanıyorlar? AKP Genel Başkanı, yardımcıları, milletvekilleri, destekçileri vicdanlarını nasıl susturuyorlar? Bunca haksızlığı, adaletsizliği, bunca insan hakkı yemeyi, suçsuz yere hapis yatanları, hakarete uğrayanları, vicdanlarına nasıl sığdırıyorlar? Büsbütün vicdansız olamazlar. Çünkü, vicdan dediğimiz “içimizdeki pusula” doğuşumuzla birlikte vardır ve yaptığımız yanlışlarda bizi uyarır!”
Bu ve benzeri meseleleri defalarca kendime sordum.
Nasıl olur da, sahte deliler üreterek suçsuz insanları zindana attıran bir çete ile on bir sene ortaklık yapılır?
Nasıl olur da, PKK’lı Şemdin Sakık gizli tanık yapılır da, bu katilin tanıklığıyla Türk Ordusunun Komutanı “Terör Örgütü kurmak” suçlamasıyla zindana atılır?
Nasıl olur da, devleti, milleti soyan, dinimizle alay eden rüşvetçiler, Büyükelçi olarak atanır?
Nasıl olur da bir adet nişan yüzüğünden, milyarlarca dolarlık servetler fışkırır?
Nasıl olur da dün “Hazine Soyguncusu- Kandil Uşağı” dediğiniz kişilerle bugün kolkola girilir?
Sonunda, 19 yıllık dönem bende bir kanaat oluşturdu!
Bunlara, yazılarımda çok nasihat ettim! “Yapmayın, hiç olmazsa içimizde sizler için bir parça merhamet hissi kalsın, yapmayın!”
Ama dinlemediler!
Kanaatim şudur; Bunlar, Allah’ı Peygamberi İnsanları kandırmayı, aldatmayı kendilerinde hak olarak görüyorlarsa, bunlarda vicdan aramak boşunadır, kalpleri kararmıştır. Bunları kaderleriyle ve hukukla baş başa bırakmak ve yaşananlardan ders çıkarmak galiba en iyi yoldur.
Yazıyı, Büyük Atatürk’ün biz sözü ile bağlayalım;
“İHANETİN NEDENİ OLMAZ, BEDELİ OLUR. O BEDEL MUTLAKA ÖDETTİRİLİR…”
Bu yazı 302 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
FACEBOOK YORUM
Yorum