içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

BİLGİSİZLİK NE GÜZEL ŞEY!

Bilgisizlik ne güzel şey. Her şeyi biliyorsun. Hiçbir şeyi kafana takmıyorsun. Çevrende olup bitenden haberin yok. Ne söylersen herkes inanıyor. Kimse sorgulamıyor. Gerçeği kimse araştırmıyor. Herkes mutlu. Söyleyen mutlu. Dinleyen mutlu. Son zamanlarda bilgi sahibi olmadan yorum yapmak moda oldu. Örneğin Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Ali Nur AKTAŞ ; ‘’ 30 Ağustos , herkesi ilgilendiren bir olay değil. Ormancılık gününden ne farkı var’’ diyerek bilgisizliğini ortaya koydu. Yönettiği kentin Yunanlılar tarafından işgal edildiğinde TBMM kürsüsüne örtülen siyah örtünün (puşide-i siyah) 2 yıl 2 ay 22 gün orada kaldığından , bu örtünün ancak 30 Ağustos utkusundan sonra kalktığından habersiz olduğunu ortaya koydu. Bu kentin önemini ve değerini kavrayamadığını bu sözleriyle kanıtlamış oldu. Ne güzel şey bilgisizlik! En büyük yöneticimiz, Şair Eşref’in yazdığı bir yakınma dilekçesini , CHP iktidarına uyarlıyor . CHP dönemini, bu dilekçeye dayandırarak eleştiriyor. Bu dilekçeyi günümüzde yazılmış gibi aktarıyor ve dinleyenlerden alkış alıyor. İşin aslı şudur: Şair Eşref Kaymakamdır. Kaymakamlık binasının çatısı damladığı için Sadarete, yani zamanın hükümdarına resmi bir yazı yazar. Çatının aktarılması için ödenek ister. Osmanlının son dönemleri olduğundan, ödenek ayıracak para yoktur. Yetkililerden biri, zaman kazanmak adına, nerelerin aktığını bir sorun bakalım, diyerek yazı yazdırır. Şair Eşref’in verdiği yanıt : “Musluklar hariç, her yer akıyor” Şair Eşref , (1847- 1912) yılları arasında yaşamış; Tanzimat döneminin en ünlü yergi (hiciv)ozanlarından biridir. Bir yergi ustasıdır. Yaşadığı dönem 2. Abdülhamit dönemidir. Çok beğenilen, özenilen, Sultan Abdülhamit’e yazılmış bir dilekçedir bu. Şair Eşref, Kurtuluş Savaşı’nı görmemiş; Cumhuriyet dönemine yetişmemiştir. Bu tarihsel bilgilerden yoksun kitleler, işin gerçeğini, doğrusunu bilmeden söylenenleri çılgınca alkışladılar. Bilgisizlik ne güzel şey : Söyleyen mutlu, dinleyen mutlu. Şimdilerde Kazdağları’nda altın aramak için kesilen ağaçlar gündemde. Tam bir ağaç katliamı. Oksijen deposu, doğa cenneti Kazdağları’ndaki bu vahşet için kamuoyu ayakta. İktidar sözcüsü Ömer ÇELİK : ‘’Kesilen ağaçlar Kazdağları’ndan 40 km. uzakta. Muhalefet , halkı yanlış yönlendiriyor’’ tarzında bir açıklama yaptı. Demek ki uzakta olunca ağaçların kesiminde bir sakınca yokmuş. Çevre ve doğa bilincinden yoksunluk ancak bilgisizlikle açıklanabilir. Bilgisizlik ne güzel şey. Ağaçlar kesilmiş, toprak siyanürle zehirlenmiş, su kaynakları kurumuş, güzelim doğa harikası Kaz dağları yok edilmiş. Umurunda mı? Oysa bilgili olmak çevre olaylarına duyarlı olmaktır. Halkın sorunlarını kendi sorununmuş gibi sahiplenmektir. Halkın refahı, mutluluğu için çaba göstermektir. Açlık, yoksulluk, enflasyon, pahalılık, töre cinayetleri, kadına şiddet, çocuk tacizi, orman yangınları vb. pek çok konuyu kendine dert edinmektir. Bilgilerimizi tazelemek, doğruları ve gerçekleri söylemek aydın sorumluluğudur. Zeki BAŞTÜRK

Bu yazı 482 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
FACEBOOK YORUM
Yorum