içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

KIR ÇİÇEKLERİ

Kır çiçekleri…Doğanın tüm olumsuzluklarına karşın doğayla inatlaşırcasına her ortamda yetişir.Bir yalçın kayanın bağrında, bir ağaç kovuğunda , bir dere kenarında.Buz, kar, soğuk, yağmur , kızgın güneş engelleyemez onları.Zorlu koşullar, daha da güçlendirir , yüreklendirir onları.Çünkü onların kutsal bir amacı , varoluş nedeni vardır. Güçlerini buradan alırlar. Yaşamı renklendirmek, sevgiyle ısıtmak, çevrelerine mutluluk ve yaşama sevinci vermek. Kim ne yaparsın , hangi engeller çıkarsa çıksın önlerine amaçlarından asla vaz geçmezler.Kendilerinde olan bu güzellikleri , her şeye karşın insanlığa armağan ederler.

Anadolu’nun yoksul ama başarılı kızları da böyledir.Hiç bir zorluk, hiçbir engel yıldıramaz onları. Zaten zorluklar içinde doğmuş, yoğrulmuş , büyümüşlerdir. Onlara göre zorluklarla karşılaşmak, başaracaklarının bir göstergesidir. O yüzden karşılaştıkları her engel,onları güçlendirmiş ; engelleri aştıkça aydınlık geleceğe olan inançları daha da artmıştır. Varoluş mücadelesini kazanan , ulusumuzun seçkin bireyleri olan bu kızlarımız ,bu soylu ruhu asla yitirmeyeceklerdir. Atatürk’ümüzün aydınlığı , yollarını hep ışıtacak, onlara güç verecektir. Her türlü olumsuzluğu ve olanaksızlığı ortadan kaldıran bir önderin kızları olmak, onları da sürekli başarılı kılmaktadır.Bu inançtır ki bizi ayakta tutan, bu inançtır bizi sonsuza yürüten.Anadolu’nun dağlarında, bayırlarında, bozkırında , en ücra köşelerinde , yokluğun pençesinde, en güzel renkleriyle , en hoş kokularıyla açarak bizlere esin kaynağı olacaklardır bu Atatürk’ün kızları. Bu nadide kır çiçeklerini yaşamımıza katamaz; onları topluma kazandıramazsak bizler niçin varız?. Ata’mızın masmavi , ışıl şıl , aydınlık gözlerine bakıp ne diyeceğiz?Kır Çiçekleri ile ilgili nasıl şiir yazabileceğiz?

Karamsarlığa kapılıp üzülmeyin. Çünkü ÇEK var. ÇEK, boynumuzu bükmeden, çocuklarımızın yüzüne gururla bakmak, Ata’mızın huzurunda dimdik durabilmek için var. Yüreğimizi yakıp kavuran her Kır Çiçeği’nin öyküsünde o ateşi söndürebilmek için var.

Kır Çiçekleri ile ÇEK arasında gözle görülen maddi ögelerin dışında özel bir bağ var. Gönülden gönüle geçen, gözle görülmez bir bağ. Birbiriyle var olan, birbiriyle bütünleşen , birbiriyle büyüyen ve birbirinden beslenen bir bağ.

ÇEK, sözcük olarak Kır Çİ’’ÇEK’’leri içinde geçer. ÇEK’in anlamı salt Çağdaş Eğitim Kooperatifi değildir. Aslında ÇEK, karanlıkta yok olmak üzere olan bir kız çocuğunun Çığlığı, tüm umutların tükendiği anda uzanan yardım Eli, ve onu sımsıkı , sevgiyle kucaklayıp aydınlık yarınlara taşıyan bir çift Koldur.

Zeki BAŞTÜRK’ün ‘’Umudun ve Direncin Adı : KIR ÇİÇEKLERİ’’ adlı kitabı, insan olmanın anlamını , çevremize kayıtsız kalamayacağımızın, varoluş serüvenimizin bir amacı olduğunu anlatması, anımsatması bakımından eşsiz bir yapıt. Yangını söndürmek için , ağzında su taşıyan karınca örneği , sorunun çözümüne yönelik atılan inançlı bir adımdır. Unutmayalım ki , ancak tüm renklerimizle bir ve bir bütün olabiliriz. Yoksa yarım ve eksik kalırız. Bu yaşamın da renklerini Kır Çiçekleri oluşturur.

Yaşamınızın renkli ve aydınlık olmasın istiyorsanız bu kitabı okuyun ve Kır Çiçeklerine sahip çıkın

Bu yazı 904 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
FACEBOOK YORUM
Yorum